Ailede Geçimsizlik ve Cinsellik

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

AİLE GEÇİMSİZLİĞİ VE CİNSELLİK:

Aile geçimsizliğinin bir nedeni de cinsel mutsuzluktan kaynaklanmaktadır.Toplumumuzda kadınlar ve erkekler cinsel yaşam konusunda birbirlerinden sürekli yakınıyorlar. Dünyanın en zevkli işi bir kabusa dönüşüyor, soğuk kadın, iktidarsız erkek suçlamaları her iki tarafta da ne zevk ne istek bırakıyor. Bir çözüm yolu bulunamıyor, cinselliğin keyfini iki cins bir arada yaşayamıyor, karı kocanın ikisi de yaptıklarından tam anlamıyla zevk alamıyor.

Bir çift arasında kavgaya, anlaşmazlığa neden olan cinsel uyumsuzluğa giden olaylar, bir zincirin halkalarını oluşturuyor. Eskiden bu sorunlar üzerine pek inilmiyordu. Bugün şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrılanların sayısının artmış olması ve gerçek nedenin cinsel sorunlar olması, toplumumuzda bu konulara yapıcı bir şekilde değinmek gerektiğini göstermektedir. Bu sorunlar, çiftlerin birbirlerini tanımamasından, cinsellikle ilgili sorunlarını, korkularını ve beklentilerini konuşamamasından kaynaklanıyor.
Bunun altında toplumsal nedenler ve bazı gelenekler yatmaktadır. Bu arada tabii cinsel uyumsuzluğa neden olabilecek organik nedenleri unutmamalıyız. Örneğin erkekte prostat veya idrar yolları iltihabı, omurilik zedelenmeleri, şeker ve kalp hastalığı gibi. Kadınlarda zarın yapısı, makat ve cinsel organ arasındaki kazalar sonucu oluşan nedbe dokusu, iltihaplar, vajinanın iltihapları da normal bir cinsel ilişkiye imkan vermez.

Genelde kadınlar ve erkekler evli olsalar dahi boş zamanlarını kendi hemcinsleri arasında geçiriyorlar. Hele kırsal kesimde erkekler kahvede, kadınlar komşu kadınlar arasında boş vakitlerini geçiriyorlar. Beraberlikleri uyumadan önceki cinsel birleşmeyi içeriyor. Cinsel bilgisizlik, çiftlerde, erkek ve kadın arasında iletişim kopukluğu, cinsel doyumsuzluklara ve sorunlara neden olmaktadır.

Ailede Mutluluğun Yolu, Cinsel Uyumdadır:

Eşlerin cinsel yaşamında birbirlerini olumsuz yönde etkileyebilecek bir çok faktörler vardır. Erkekte ve kadında orgazma (cinsel doyuma) ulaşma süresi farklı olabilir... Eşler duygusallık bakımından aynı yapıya sahip olmayabilirler... Erkek ve kadın arasında büyük yaş farkı bulunabilir... Bütün bunların ötesinde incir çekirdeğini doldurmayan ancak zaman zaman eşler arasında sürtüşmeye sebep olabilecek değişik özelliklere sahip olabilirler... Şunu söylemek gerekir ki cinsel uyum sağlandığı takdirde sorunlar çoğu kolayca çözülebilir.

Evlilikte cinsel doyum, yalnız ilahi kudretin bize lütfettiği tabii bir olgudan ibaret değildir. Zira aynı zamanda eğitime ve alıştırmaya bağlı olan, iyi anlaşılması ve uygulanması gereken bir sanattır bu. Diğer sanatlar gibi sonradan kazanılan bir sanat. İşte bu nedenle eşler zaman içerisinde daha uyumlu bir cinsel hayat için çaba sarfetmelidir.

Birbirini çok seven karı koca, eğer aile mutluluğunu oluşturan öğeleri ve kendilerine düşen görevleri bilmez, bu görevlerin gereklerini yerine getirmezse, bu sevgileri mutlu olmalarına kafi gelmez. Aile mutluluğu ve cinsel eğitim alanında bireyler üzerlerine düşen görevleri öğrenmeli ve yerine getirmelidir. Evlenecek veya evli çiftler, cinsel bilgilerini arttırarak birbirlerini bilimsel yönden tanımaları ve ona göre davranmaları bir çok aile geçimsizliklerini önler.

Evlilikle, dişi ve erkek tamamlanır. Yani evlilik, iki vücudun, iki kalbin, iki ruhun ve daha doğrusu iki kişiliğin birleşmesidir.Evlilikte mutluluğu oluşturan öğeler bellidir. Biz de bu çalışmamızda, mutlu bir yuva kurabilmek için bireylere düşen görevleri göstermeye çalıştık. Ailede mutluluk ve cinsel eğitim, hemen her bireyi ve her aileyi ilgilendiren temel konulardan biridir. Dünya üzerinde her canlı en azından neslini devam ettirebilmek için kendi türlerine has bir cinsel yaşam içerisindedirler. Öyle ise cinsel yaşam hayatın ta kendisidir diyebiliriz.

Cinsel Uyumsuzluk ve Aile Kavgaları :

Karı koca, birbirlerini oldukları gibi kabul edeceklerine, kendi hayallerinde canlandırdıkları kalıba uydurmaya çalışmaktadırlar. Onlara göre, kadın dediğin şöyle olur veya koca dediğin böyle olur gibi düşünceler, aile mutluluğunu engelleyen sebeplerden birisidir. Çocuklukta alınan yanlış eğitim veya gerekli doğru eğitimin alınamaması. Meşru cinsel ilişkinin ayıp sayılması gibi.

Meşru, yani yasal normal ve de görev olan cinsel ilişkiyi eş, ayıp duygusuyla karşılayabilir. Belki de çoğu zaman bu konuda mutlu olabilmek için gerekli olan rahatlığı kendisinde bulamaz. Çocukluğundan beri (özellikle kadınlarda) hafızalarda cinsel ilişkinin kötü, adî, aşağı bir iş olarak yer etmesi, kadını cinsel ilişkiden soğutur. Böylelikle hem kadın cinsel ilişkiden soğuktur, mutsuzdur. Hem de eşini tatmin edemez. Gerek kendisi ve gerekse eşi, cinsel tatminsizliğin sonunda görülen sinir gerginliği, kavgacılık, tembellik gibi durumlarla karşılaşır.

Dünya tarihi incelenirse görülür ki cinsel tatminsizlik, pekçok psiko-sosyal problemlerin temelinde genellikle bulunagelmiştir. Cinsel tatminsizlik, türlü problemlerin odağındaki rolünü çağlar boyu sürdürmüştür. 

 

KAYNAK: Asım UYSAL, "Evlilik ve Cinsel Hayat", Uysal Yayınevi, İstanbul 2001...